http://volkancaglayan.com/pics/banner.gifhttp://www.volkancaglayan.com/pics/compecwantsyou.gifhttp://volkancaglayan.com/pics/banner3.gifhttp://www.sosyaltalebe.com/wp-content/uploads/2012/04/EXIT1.gifhttp://www.volkancaglayan.com/pics/compecwantsyou.gif

Türkiye’nin Sansür ile İmtihanı: 1. Bölüm

“Bu siteye erişim mahkeme kararıyla engellenmiştir.”

    Bu bir cümlelik yazıya hepimiz en az bir kez rastlamıştır. Ya o siteye benzer başka bir site bulmaya çalıştık ya da çeşitli yöntemlerle siteye girmekte ısrar ettik. Her zaman bir alternatifimizin olduğuna inandığımızdan olsa gerek bu cümleyi görmezden geldik.

   Türkiye’de 1993 yılında faaliyet göstermeye başlayan internet, 90’lı yılların sonunda yeni açılan siteler sayesinde yaygınlaşmasıyla yeni bir sorunu beraberinde getirdi: İnternet sansürü. İnternet sansüründe bugün gelinen korkutucu noktayı açıklayabilmek için geçtiği süreçleri bilmek gerektiğine inanıyorum. Bu nedenle Türkiye’nin internet sansürü geçmişini olabildiğince kısaca derledim. Bu sefer görmezden gelinmemesi dileğiyle…

2001 öncesi

   2001 yılına kadar interneti düzenlemek için herhangi bir özel hukuki girşim olmamasına rağmen 1999 yılında Coşkun Ak’ın yöneticiliğini yaptığı Superonline foruma atılan ve kimin yazdığı bulunamayan bir mesaj, Coşkun Ak’ın o zaman 159. madde olan şimdi 301. madde olarak bilinen “Türklüğü aşağılamak” suçundan 4 yıl hapis cezasına çarptırılmasına neden olmuştu.

2001

   DSP-MHP-ANAP koalisyonu dönemindeki internette ilk cezai düzenleme internetin Basın Yayın Yasası’na dahil edilmesi ile her yayının bir basılı kopyasının valiliğe ve basın savcılığına gönderilmesini şart koşuyordu. Bu yasa tasarısı geniş bir muhalefetle karşılaşınca basılı kopya maddesi kaldırıldı ama suç olarak görülen yayınlara ağır hapis cezası verilmesi yasalaştı. Medeni Kanun’daki hakaret maddesinin internete uygulanması da bu hükümet döneminde gerçekleşti. Örneğin Adnan Oktar kapattırdığı birçok siteye bu maddeye dayanarak suç duyurusunda bulunmuştur.

 2002 – 2006 dönemi

   AKP’nin iktidara geldiği bu dönemde internet düzenlemeleri Avrupa Birliği uyum süreci esas alınarak yapılmaya başlandı. Buna örnek olarak e-dönüşüm Türkiye İcra Kurulu’nun kurulması, sivil toplum kuruluşlarının izleyici statüsünde olsa bile katılmalarına izin verilmesi, e-imza ve Bilgi Edinme yasalarının geçmesi verilebilir. Bunlara rağmen 2005 yılında Telekomünikasyon İletişim Başkanlığı (TİB)’nın kurulması ve 2005-2007 yılları arasında MÜYAP’ın bu dönemde kendisine verilen “yetkili kurum” statüsüne dayanarak 1500’den fazla sitenin engellemesiyle internet sansüründe önemli bir adım atıldı. En önemli gelişme ise 2006’da Telekomünikasyon Kurumu (TK)’nın Ulaştırma Bakanlığı’na bağlanması ve sonradan isminin Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu (BTK) olarak değiştirilip internetin devlete bağlanması oldu.

2007

   AKP’nin ikinci dönemine başladığı bu yıl internet sansürü için bir dönüm noktasıdır. İnternetteki tüm içeriği, yer sağlayıcılarını ve site sorumlularını intihara yönlendirme, çocukların cinsel istismarı gibi nedenlerin yanında müstehcenlik gibi ucu açık bir nedene de dayanarak sıkı bir denetim altına alan ve tüm yetkiyi TİB’e veren 5651 sayılı madde yürürlüğe girdi. Bu denetim, izlemeyi ve dinlemeyi de içerdiği için bireysel hak ve özgürlüklere tamamen aykırıydı. Oto-sansürün yaygınlaşmasına ve 3000’den fazla kapatılan siteye neden oldu.

İşte bu yılda kapatılan bazı siteler:


18 yaşındaki Yunan öğrenci Kostas Papafloratos tarafından “Stavreatos” takma adıyla 3 Mart 2007′de YouTube’a yüklenen Mustafa Kemal Atatürk’e hakaret içeren video hakkında İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Basın Savcısı Nurten Altınok suç duyurusunda bulundu. Bunun üzerine siteye 6 Mart 2007’de Türk Telekom tarafından 5816 sayılı “Atatürk aleyhinde işlenen suçlar” kanunu gereğince erişim durduruldu. Savcı Altınok ilgili içeriğin kaldırılması durumunda erişim yasağının da kaldırılmasını talep edince YouTube içeriği kaldırmış ve site erişime açılmıştır.

 17 Nisan 2007 günü sitede Adnan Oktar’a hakaret edildiği iddiası ile Eyüp 3. Asliye Hukuk Mahkemesi sitenin yayınının durdurulmasına karar verdi. Daha sonra söz konusu yasak kaldırıldı.


 


17 Ağustos 2007’de WordPress’e bağlı bazı alt sitelerde Adnan Oktar’a hakaret edildiği gerekçesiyle Fatih 2. Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından sitenin erişime kapatılması kararı verildi. Site ancak 9 Nisan 2008’de erişime açıldı.

 

2007 sonrası engellenen diğer siteler:

  14 Mart 2008 tarihinde Adnan Oktar hakkında hakaret içeren yazılar bulundurması gerekçesiyle Silivri 2. Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından erişime kapatıldı. 16 Mayıs 2008’de içeriğin kaldırılmasıyla erişime açıldı.
 

 

Daha önce de kapatılan YouTube 5 Mayıs 2008 tarihinde Atatürk’e hakaret içeren video bulundurmak nedeniyle tekrar kapatıldı. Fakat bu sefer engel 2,5 yıl sürdü ve Türkiye’ye uluslar arası boyutta tepkiler yağdı. İçerik sahiplerine ulaşılarak videoların silinmesi sağlandı ve site 30 Ekim 2010 tarihinde erişime açıldı.
 

11 Eylül 2008 tarihinde MÜYAP tarafından “telif hakkını ihlal etmek” gerekçesi gösterilerek Vidivodo ve İzlesene.com erişime kapatıldı. Bu kapsamdaki videolar çıkarıldıktan sonra engelleme kaldırıldı.
 

MÜYAP’ın öne sürdüğü “telif hakkı” gerekçesine dayanılarak 26 Haziran 2009’da erişime kapatılan Myspace ve Last.fm 22 Eylül 2009’da erişime açıldı. Türkiye MySpace yasağını AİHM’de şöyle savundu: “Günümüzde internet iletişimde önemli bir araç haline geldi. İnternette ulaşım fikirlerin ve bilgilerin özgürce paylaşımı için önemli. Ama ne yazık ki bu tür iletişim hak ihlali ve korsanlığa da yol açıyor. Devlet bu tür olumsuz durumları önlemekle mükellef. Önlemezse kaos ve anarşi doğar. Kapatılan internet sitelerindeki bilgiye başka internet sitelerinden de ulaşılabilir. Bu nedenle yöntem sansür değildir. Kullanıcılar da bilgilere başka sitelerden ulaşabileceğinden mağdur sayılmazlar.”

Kısa sürede birçok kullanıcıya ulaşan ve çok sevilen Fizy‘ye uygulanan yasak belki de YouTube’dan sonra en çok tepki göreniydi. Çünkü Fizy tamamen Türk girişimcilerinin bir ürünüydü ve kapatıldığı esnada Mashable Awards’da finale kalmıştı. Kapatılma nedeni ise yine MÜYAP tarafından öne sürülen “telif hakkı” gerekçesiydi. 17 Aralık 2010’da erişime kapatılan Fizy 1 Nisan 2011’de erişime açıldı. 
 

 
DIGITURK tarafından “yayın ihlali” gerekçesiyle yapılan şikayet üzerine 14 Ocak 2011’de Diyarbakır 5. Asliye Ceza Mahkemesi tarafından Blogger’a erişim engellendi. Kararın iptal edilmesiyle 18 Mart 2011’de erişime açıldı.
 

 

   O dönem gündemi meşgul eden siyasilerin kaset olayları nedeniyle 27 Mayıs 2011’de Ankara 14. Sulh Mahkemesi kararıyla Rapidshare ve Fileserve’a erişim engellendi. 1 Haziran 2011’de kullanıma açıldı. 
                                                                                                                                                                                                  İlginç bir bilgi: TİB’in bireysel olarak kapattığı sitelere girenlerin mahkeme kararıyla kapatılan sitelere girenlerden farklı olarak IP numaraları kayıt altına alınmaktadır.        

Bilgi

Bu yazı dizisinin 2. bölümünü okumak isterseniz; http://www.sosyaltalebe.com/turkiyenin-sansur-ile-imtihani-2-bolum/ adresini ziyaret edebilirsiniz.

                                                                                                                                                                         

Yararlanılan kaynak: http://www.ozguruckan.com/kategori/politika/22241/turkiye-de-internet-sansurunun-kisa-tarihi-ve-mumkun-gelecegi

219 gün önce tarafından Sansür kategorisinde yazıldı. | Bu yazıya yapılan tüm yorumları RSS beslemesi ile takip edebilirsiniz. Eğer yazıyı beğendiyseniz, sosyal medya hesaplarınız aracılığıyla paylaşabilirsiniz.
avatar
Yazar:

Boğaziçi Üniversitesi Politika öğrencisi. Her konuda okumayı ve araştırmayı sever. Teknoloji ile olan seviyeli ilişkisini daha ileriye taşımakta kararlı.

6 Yorum: Türkiye’nin Sansür ile İmtihanı: 1. Bölüm
  1. avatar
  2. avatar
  3. avatar
  4. avatar
    • Çağrı Ataha
    • okudukça tüm süreci yaşamış olmasam da hissettim resmen… kapak fotosu için öneri; bi aralar nette "sansürün en kötü yanı —-" diğe bir foto dolaşıyordu… o daha bir etkili olurmuş. bulursam atarım bi link…

  5. avatar
    • Irmak Özgenoğl
    • Herkese teşekkür ederim Smile 2. bölümü de bir aksilik çıkmazsa haftaya 22 Kasım'a 1 ay kala yayında olacak. Bu konu hakkında şu sıralar o kadar çok gelişme oluyor ki sıcağı sıcağına yazmak çok heyecanlı olacak.

Bir yorum yazarak bu konuyu tartışmaya açabilirsiniz.

* Gerekli

Follow

Get every new post on this blog delivered to your Inbox.

Join other followers: